|
GELECEKTEKİ SALGINLARA KARŞI HAZIRLIKLI OLMAK
SARS’tan öğrendiklerimiz Kasım 2002’de ilk kez Çin’in Guandong eyaletinde ortaya çıkan SARS virüsü hastaların yakınlarında ve henüz etkeni ile hastalığı tanımayan ve ciddiyetini bilmeyen sağlık personeli içinde yayılmıştır. 15 Mart itibariyle hastalığın uluslararası yolculukla yayıldığı ve yeni vakalar ortaya çıkmaya başladığı gözlenmiştir. Bu süre zarfında SARS etkeni ve yayılım şekli tanımlanmaya çalışılmıştır.
Mart ayı ortalarında Çin’in dışındaki ülkelerde yeni SARS vakalarının ortaya çıkmaya başlaması üzerine Dünya Sağlık Örgütü hastalığın yayılımını önleyebilmek amacıyla 16 Mart 2003 tarihinden başlamak üzere her gün güncellenen acil yolculuk önerileri yayınlamaya başlamış ve farklı zamanlarda olmak üzere, SARS’ın yayılmaya devam ettiği toplam 8 ülkeye yolculuk yapacak kişilerin çok gerekli olmadığı sürece bu yolculuklarını ertelemelerini önermiştir.
Yeni ülkelerde ortaya çıkmaya başlayan SARS vakaları Dünya Sağlık Örgütünün önerilerinden haberdar olan ve bu konuya önem veren hastane personeli tarafından hızla tespit edilip izole edildiği için hastalığın daha fazla yayılması önlenmiş ya da çok azaltılmıştır.
En son muhtemel SARS vakası 15 Haziranda Tayvan’da görülmüş ve SARS virüsü dolaştığı 7 ay boyunca toplam 8436 vakaya ve 812 ölüme neden olmuştur. SARS bu kadar az vaka ve ölüm sayısına sahip olmasına rağmen yeni bir hastalık olması ve yüksek ölüm oranına sahip olması nedeniyle dünya çapında büyük panik yaratmıştır.
İnfluenza dünyayı daha fazla SARSabilir! 28 Nisan 2003’te Oxford Sosyal Bilimler Araştırma Merkezi Direktörü Dr. Peter Marsh son beş ay içindeki SARS’a bağlı ölümleri ve buna bağlı paniği değerlendirerek “bu salgın eğer influenza salgını olsaydı, bu süre içinde onbinlerce kişinin influenza veya pnömoni nedeniyle ölmüş olması beklenirdi” diyerek bu hastalıklar nedeniyle ölme ihtimalinin çok daha yüksek olduğunu vurgulamıştır. Her zaman yeni olan ve bilinmeyenin korku yarattığını ancak çok iyi tanıdığımız ve her yıl çok sayıda ölümlere neden olan hastalıklara karşı önlem alma konusunda duyarsız kalındığını vurgulamıştır.
Atak hızı SARS’tan daha yüksek olan influenza ile sadece olağan mevsimsel salgınlar sırasında dünya çapında yaklaşık 500 milyon kişi hastalığa yakalanmakta, 3-5 milyon kişide hastaneye yatma gerektirecek kadar ağır hastalığa neden olmakta ve her yıl 250.000-500.000 ölüme yol açmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü tarafından kendini değiştirerek tamamen farklı bir virüs olarak yeniden ortaya çıkma ve ölümcül olabilme özelliğine sahip influenza’ya bağlı yakın bir gelecekte oluşması beklenen dünya çapında influenza salgının (pandemi) ise daha büyük bir paniğe yol açacağı ve ağır kayıplarla sonuçlanabileceği öngörülmektedir. Dünya Sağlık Örgütü’nden Guanel Rodier SARS için “iyi ki bu salgın influenza değildi çünkü influenza çok daha hızlı yayılma kapasitesine sahiptir” demiştir.
Genetik olarak yeniden yapılanma yoluyla kendini yenileyen influenza virüsü daha saldırgan ve ölümcül özelliklere sahip olabilmektedir ve yakın zamanda üç büyük tehdit oluşturmuş ve erken teşhis edilip yayılması önlenerek ve yüksek aşılanma oranları sayesinde büyük ölçüde yayılımı durdurabilmiştir. 1997 ve 1999 yıllarında Hong Kong’da ortaya çıkan ve tavuklardan insanlara bulaşan tavuk influenza’sı hastaneye yatırılan 18 kişinin 6’sının ölümüne neden olmuş ve tüm tavukların kesilmesi ve hastaların karantinaya alınması gibi acil önlemlerle yayılımı durdurulabilmiştir. Son olarak 2003 yılında Hollanda’da yine tavuklardan insanlara yeni bir influenza virüsü bulaşmış ve ölüme neden olmuştur.
Bütün bu gelişmeler ışığında yeni influenza virüslerinin son yıllarda daha sıklıkla hayvanlardan insanlara geçip ölümcül hastalığa neden olmaya başladığı görülmektedir. Virüsün yaklaşık 20-30 sene gibi aralıklarla oluşturduğu ve normal seyrine göre yakın bir gelecekte ortaya çıkması beklenen dünya çapında bir influenza salgınının belki de tahminimizden çok daha yakınımızda olduğunu gösteren işaretlerdir. Dünya Sağlık Örgütü’nün en son analizleri sonucunda SARS’a bağlı vaka ölüm oranı %14-15 olarak belirlenmiştir ve 65 yaşın üzerindeki kişilerde vaka ölüm oranının %50’yi geçebileceği düşünülmektedir. İnfluenza gibi SARS’ta 65 yaş ve üzerindeki kişiler ve kronik hastalığı olanlarda en yüksek mortaliteye sahiptir ve yine influenza gibi virütik bir hastalık olan SARS’tan korunmanın en güvenilir yolu aşılanmak olacağı için SARS’a karşı aşı geliştirme çalışmaları devam etmektedir. İnfluenza için önemli bir şansımız ise, son derece etkin bir aşısının var olmasıdır.
Şu andaki bilgilerimize göre SARS’ın davranış şeklini tahmin etmek mümkün değildir ancak virüsler tarafından meydana getirilen pek çok solunum yolu hastalığının hava ısındığında ve nem yükseldiğinde kaybolduğu ve hava soğuduğunda yeniden geri döndüğü açıkça bilinmektedir.
İnfluenza’nın belirtileri ciddi vakalardaki zatürre belirtileri de dahil olmak üzere, SARS’ın belirtileri ile kolayca karışabilir (Tablo 1). Bu durumda şüpheli SARS vakalarının araştırılması, izole edilmelerinin gerekliliği, temasta bulunduğu kişilerin takibi ve yakın temaslıların karantinası gibi tümü pahalı ve sosyal olarak karmaşaya neden olabilecek önlemler nedeniyle, dünya çapındaki sağlık sistemleri üzerindeki riski büyük olacaktır.
Tablo 1
| Semptomlar |
Influenza |
Soğuk Algınlığı |
SARS |
Semptomların Başlangıcı |
Birkaç saat içinde kötüleşir |
Ses kısılması ile başlar ve yavaş yavaş kötüleşir |
38 derecenin üzerinde ateş ile hızlı başlar |
| Ateş |
Normalde 38 derecenin üzerine çıkan yüksek ateş |
Ateş yoktur, yada çok düşüktür. |
En az 2 gün süreyle devam eden 38 derece ve üzerinde yüksek ateş ve titreme |
| Baş Ağrısı |
Normalde sürekli baş ağrısı ile birliktedir |
Bazen hafif baş ağrısı olabilir |
Normalde baş ağrısı yoktur |
| Kas Ağrısı |
Tüm vücutta özellikle eklem bölgelerinde ağrı ve sürekli halsizlik, bitkinlik |
Yoktur yada hafiftir |
Boyun ağrısı, Kaslarda sertlik ve/veya ağrı vardır |
| Öksürük&Hapşırık |
Hastalığın başlangıç 2-3 gününde her zaman öksürük vardır. Hapşırık yoktur |
Her zaman hapşırma ve ses kısıklığı vardır |
Kuru öksürük |
| Hastalık Süresi |
Normalde 1-2 hafta. Sıklıkla göğüste rahatsızlık hissi vardır |
Kısa sürede düzelir |
Açık bir tedavi yolu yoktur. Ölüm oranı %6-10’a çıkabilmektedir |
| Koruyucu Önlemler |
Maske takmak, yakın temastan kaçınmak ve AŞILANMAK! |
Maske takmak ve yakın temastan kaçınmak |
Maske takmak ve yakın temastan kaçınmak. Kişisel hijyeni standartlarını arttırmak ve kaynaktan uzak durmak |
Dünya Sağlık Örgütü yaşlılar ve sağlık personelini de kapsayan tüm risk gruplarını hedefleyen büyük çaplı influenza aşılama programının, influenza’ya bağlı ölümler ve sosyo-ekonomik yükün önlenmesinin planlanmasının yanında, SARS’ın yeniden mevsimsel olarak geri dönme ihtimalini göz önünde bulundurarak, influenza’nın kliniğinin SARS ile oldukça benzer olması ve erken dönemde tanı koymak güç olduğu için influenza aşılaması sayesinde tanıda influenza’yı ekarte edip SARS’a daha erken yönelmeyi sağlayacağını belirtmektedir
Bu nedenle Dünya Sağlık Örgütü tüm ülkelerin SARS ve influenza için risk altında olan kişileri, en azından bu hastalıklarla karşılaşma riski en yüksek olan tüm sağlık personelini grip aşısı ile aşılamalarını kuvvetle önermektedir. Mümkünse grip aşısının gribin yaşamsal risk oluşturduğu ve tıbbi açıdan mutlaka aşılanması gereken 65 yaşından büyük kişilere, diyabetlilere, astım hastalarına, kronik akciğer hastalarına, (Bronşit gibi), kronik kalp ve damar sistemi hastalarına (koroner arter hastaları), bağışıklık sistemi baskılanmış kişilere (kronik kan hastalığı –hemoglobinopati- olanlar, kanser hastalı, immunsupresif kullananlar). huzurevi, bakımevi gibi ortamlarda yaşayanlara, bu gruptaki kişilerle temasta olanlara, sağlık personeline, çocuk ve ergenlerden uzun dönemli aspirin tedavisi aldıkları için influenza enfeksiyonundan sonra Reye Sendromu geliştirme riski bulunanlara, hamile bayanlara (4 aylıktan itibaren), HIV ile enfekte kişilere, sık seyahat edenlere, iş adamları, üretimde çalışanlar, sporcular gibi gribin tıbbi ve ekonomik olumsuz etkilerinden korunmak isteyen kişilere ve diğer hassas kişilere uygulanması önerilmektedir.
Uluslararası Sağlık Regülasyonları enfeksiyon hastalıklarının dünya çapında surveyansı ve bildirimi ile uluslararası yayılımı önlemek için alınması gereken önlemler hakkında hukuksal bir çerçeve sağlamaktadır. SARS salgınının ardından alınan ders ile ortaya çıkabilecek yeni influenza salgınının dünya çapında yaratacağı etkinin boyutları tartışılmaya başlanmış ve alınması gereken tedbirler 56. Dünya Sağlık Asamble’sinde belirlenerek üye ülkelere bildirilmiştir.
Bütün bilgiler ve deneyimler ışığında yakın bir gelecekte oluşması beklenen dünya çapında bir influenza salgınına karşı hazırlıklı olmak şarttır. Alınabilecek önlemler her iki hastalık için benzerdir ancak influenza’ya karşı elimizde güçlü bir silahımız vardır ve bu amaçla öncelikle yukarıda belirtilen hastalığın hayati risk taşıdığı gruplarda olmak üzere influenza aşılama oranlarının mutlaka arttırılması gerekmektedir.
Dünyada Grip Sayfasına dönmek için tıklayınız
Kuş Gribi Özel Dosyası'na gitmek için tıklayınız
Ana Sayfaya dönmek için tıklayınız
|